IMG_0512

0RH+

By on Kasım 26, 2015

Bu yazıyı okurken sağ elinizi kalbinize götürüp onun nasıl attığını hissedin istiyorum.Gözlerinizi kapattığınızda,elinizi kalbinizin üstünde tuttuğunuzda kulaklarınıza vuran ritimlerin bedeninizden çıktığı gerçeği ne olağanüstü değil mi?

Kalbimiz yaşadığımız süre boyunca hiç uyumadan hiç dinlenmeden belli ritim aralıkları ile bizi hayatta tutuyor.”Uyumak” canlıları benim için en ilginç kılan aktivitelerden biri.Kendinden geçme,kendini bırakma hallerinden biri.Bunu uyanıkkende başarıp transa girmeyi ya da meditasyon yapmayı öğrenen insanlarda benim için incelenesi canlılardan:))

Dün akşam çok yakın ikiz arkadaşlarımla başbaşa yemek yedim.Onlarla buluşmak için dükkanımdam çıkıp yürüyerek vapura gittim.Hava Kasım ayından beklenmeyecek kadar sıcak devam ettiğinden bünyem mevsimsel geçişleri ayırt edemez oldu.Sanki kış geldi geçti tekrar bahar geldi gibi hissederken beynimden yok,yok daha kış yeni geliyor sesleri yükseldi.İskeleye girmemle kapı üzerime kapandı ve diğer vapuru beklemesi gereken azınlığın arasına katıldım.Ne fark eder 15 dakika sonra ki vapura binerdim ve ne fark eder telefonum vardı.Müzik dinleyecektim,instagramda gezinirdim.Dünyanın en güzel modellerinin dünyanın en güzel adalarında yaptıkları çekimlere bayıla bayıla bakarken biranda bir yardım kuruluşunun evsiz barksız çocuklara yardım etmemiz için açtıkları bir hesabı görürdüm,aynı hızla o çocukları unutup nerede yemek yesek diye düşünürdüm,Adele itunesdan aldığım albümde istediğim şarkıyı istediğim anda söylemek zorundaydı.Nasıl olsa albüm artık benimdi.Bazı arkadaşlarımı ne kadarda çok seviyordum.Bazı şeyleri yine yapmayı unutmuştum.Kırmızı ojelerimin üstüne ilk kez sürdüğüm pırıltılar ne kadar da tatlıydı.Acaba Daniel Craig şuanda nerede ne yapıyordu?:))Son Bond filminde sevemediğim yerler vardı galiba.O çok karizmatik adamım biraz komik olmaya mı başlamıştı:))Ve sanırım Daniel’ı son kez bir Bond filminde görmüştüm.Ve galiba Bond bile bir sürü kadından artık sıkılmıştı:))Ne o  vapur mu gelmişti??

Kanım bedenimde güzelce gezerken.Kalbim heyecansız ama yaşamsal özelliklerini yerine getirerek vapura bindim.Karşıma oturan kadından bir film çekebilirdiniz.Ayağında pullu terlikleri ve bozulmuş kırmızı ojeleri vardı.50li yaşlarında olmalıydı.Elinde ki bez çanta en son 10 yıl önce yıkanmış olabilirdi.Yüzündeki kırışıklıkları takip ederek bir hazine avına çıkabilirdiniz.Kendince çok süslüydü.Kulağında kocaman halka küpeler,bileğinde her elini kıpırdattığında şıngırdayan bilezikler.Diğer sıralarda oturan 50’li yaşlarda başka kadınlar varmıydı fark etmedim bile ama tam karşımda oturan o kadına sarılasım geldi.Bir sürü insan tipe bak derdi belki ama benim için orada sürüye katılmamış bir kadın vardı.

Sonra vapurdan indim.Arkadaşlarım beni iskelede karşıladı.Onlara sarıldım.Bir sürü farklılığımıza rağmen ne yaparsak yapalım birbirimizi nasıl sevdiğimiz duygusuyla yemeğimizi yedik.Çok güzel kadınlarla biryerde olmanın komedisini tekrar yaşarken.Keşke kalbimizle gözlerimiz arasında bizi daha akıllı yapan bir bağ olsa dedim.Gözlerimiz güzelliğin büyüsüne anlam katmadıktan sonra bundan bu kadar etkilenmese.Ama sanırım bu imkansız:)

0RH+  kanım ve çalışan kalbimle dönerken İstanbul’un gecesi ayrı güzeldi.Ve kimbilir siz tam o anda ne yapıyordunuz?….

 

Yorumlar