IMG_1056

1860-2015

By on Aralık 14, 2015

IMG_1054

Yıl 1860;Ferdinand Georg Waldmüller adında ki Avusturyalı ressamın benim 2015 yılında ilk kez gördüğüm tablosu.

”Romantizm” dönem sanatına üzerinde uğraşılan zaman ve detaycılığa verilen önemi göz önünde tutarsak hayran kalmamak imkansız ama ben bütün o gördüğünüz hayallerime rağmen sanatta gerçekci döneme bayılanlardanım.Edward Hopper’ın yalnız kadınlarının bir odada,cam kenarında ya da bir evin merdivenlerinde melankolik halleri kadınların iç dünyasındaki cevizin sert kabuğunu kırmayı başarmış bir adam olduğunun simgesidir benim için.

Bu resimi gördüğüm anda kadının elinde cep telefonu tuttuğunu düşündüm:))O hızla kendimden utandım ve resime dalıp gitmeye çalıştım.Ama malesef dalamadım:)Kadının elinde ne tuttuğuna dair başka bir obje bulamadım.

Ferdinand Georg Waldmüller romantizm akımına denk gelen ömründe biçimsel olmasada kurgusal ve konusal değişiklikler yapmış ve benden 200 yıl önce yaşamış bir ressam iken;ben 2015 yılında bu resime baktığımda telefonuyla oynadığından elinde çiçekle bekleyen adamı görmeden yanından geçip gidecek bir kadın görebiliyorum:) .Belkide Steve Jobs bu resimi gördükten sonra iphone fikri aklına gelmiştir:)

Ferdinand’a karşı olan utancımdan sonra uçakta cümleleriyle bana eşlik eden Ferzan Özpetek’e geçicek olursam.Bölünmeden kitap okunacak en iyi yerin uçaklar olması ne ironik değil mi?Ferzan Özpetek’in filmlerinde gördüğünüz karakterleri kitaba aktardığı hissini veren son kitabını okurken ne farklı hayatlar var ve biz etrafımızı eleştirmeye ne kadarda meraklıyız diye düşündüm.Daha da törpülemem lazım kendimi dedim.İçine tek bir kir giremeyecek kadar kısalmalı mesafem.

Anlatıcak şeylere kıyasla yapılacak işlerin sayısı daha fazla olduğundan bugünlük benden bu kadar.Gözlerinize değebildiğim bir resim ve bir kitapla ömrünüzden aldığım birkaç dakika için teşekkürler:)

IMG_1111

not:Ferzan Özpetek’in kitabının adı ‘Sen benim hayatımsın’

not:Resimdeki kadın elinde ne tutuyor fikirlerinizi bekliyorum:)

 

 

 

 

6 Yorumlar

beyhan özkan sarı

Aralık 14, 2015 @ 10:22

Reply

secdusçuğum,
elinde sımsıkı günlüğünü tutuyor bence bu kadın..
az ilerde onu çicekle bekleyen adama adayamayacağı ve kalbinin en derinliklerindekini yazdığı günlüğünü…

Yeşim Selçuk

Aralık 15, 2015 @ 11:13

Reply

Merhaba Secda,
Kesinlikle seninle aynı fikirdeyim, o bir cep telefonu :))

Aslıhan

Aralık 17, 2015 @ 09:50

Reply

Kirlenmemiş duyguları var elinde….

Bahar

Aralık 24, 2015 @ 09:30

Reply

Ya hepimiz aynı şeyi görüyorsak ve bence bu hiç normal değilse ne yapacağız Secda:)Dediğin gibi farkli hikaye yazamadım.Kafamda sürekli kıza aşık bir adam ve farkedilmeyi bekleyen bir adam ,onun farkında olmayan,sanal dünyada farkedilmeye çalışan bir kadın geldi.Bakış açımızı yaşadığımız zaman fazlasıyla etkiliyor demek ki.üstelik yıllar yıllar evvel yapılmış bir esere bakarken bile.

Gamze

Aralık 24, 2015 @ 17:05

Reply

Bence kendi hayallerini çünkü insan kitap okurken kendi hayallerini düşünür.Bir filmin içindeymiş gibi ama filmden daha güzel görseli kendin yaratıyorsun kitapta 😉

Nazo

Aralık 25, 2015 @ 16:59

Reply

Kadının elinde, sevdiği adamın yazdığı ama savaş sebebiyle eline ancak şimdi ulaşabilmiş birikmiş mektuplar var bence ve okumak için sevdiği ile buluşma yeri olan ‘o ağacın’ bulunduğu yere gidiyor..

Yorumlar