IMG_4675

Çizgi Romanlarım

By on Mart 10, 2016

Okumak ve yazmak birbiri ile sevişen iki büyülü kelime.İyi yazmaya başlamak iyi bir okur olmaktan ve meraktan doğuyor.İyi bir okur olmaya giden yol ise asosyallikten geçiyor.:)

Ne zaman ki kitap okumaya müptela bir insan oluyorsunuz (okurken aldığınız hazza denk gelen insanlarla geçirdiğiniz zamanı ayrı tutuyorum) insan ilişkileriniz zayıflamaya başlıyor.Çağımızın tempolu ve herşeye yetişmeye çalışan insan profilini düşünücek olursakta zaten çoğumuzun hiçbirşeye  zamanı yok.

Kadıköy sokaklarında bana okurken ki hislerimi  yaşatan yerler var.Örneğin hep gittiğim bir çizgi roman dükkanı.Sahibi olan kişi ile kısa sohbetlerimiz oluyor.Kendisi kitapsever insanları çok fazla lafa tutmamak gerektiğini,birkaç tüyo verip keşifleri kendilerine bırakmak gerektiğini bilecek kadar işinin ehli.Dün yine orada kendimi kaybettiğim anlar yaşadım.

Çizgi roman okumak değişik bir hal.Beyninizin kelimeler,görseller ve birbirini takip eden kareler arasında ki bağı kurmasını geliştirip çok farklı bir bakış açısı kazanmanızı sağlıyor.Dün gece yatağımda bir çırpıda okuduğum ”Ghost World”den sonra bugün de ”Rebetiko”yla gecemi geçireceğim.(Bu iki çizgi romanın aynı zamanda filmide var.)

Çizgi romanlarda bir kapı vurulduğunda BAM BAM BAM,bir kız ağlarken ÜHÜHÜH,kız kaydıraktan kayarken VIYYY yazması sizi gülümsetip gerçek yaşamınızda  konuşma baloncukları yaratabilir:)

Konuşma balonları ”Nasılsın?”diye sorduğunda diğer balonda ”iyiyim sen nasılsın?” diye devam eder…Öyle devam etmiyorsa çizgi romanı yazan kişinin abartılı bir duygusal kaçışına şahit olursunuz.

Birkez okumayı deneyin çok seveceksiniz…

 

Yorumlar