IMG_4804

Dorian Gray

By on Mart 14, 2016

Sanırım ortaokuldayken,İngilizce öğrenirken tanıştım Dorian Gray ile.Bilirsiniz hani bir klasiğin en basit İngilizce ve en özet halinden oluşmuş hali:)Dün ise yeni bir kitaba başlasam diye bakınırken hiç aklımda yokken karşıma çıktı.

19.yüzyıl sonlarında yazılıp defalarca sansürlenmiş bir kitabın sansürsüz ve çevirisi ödül almış haline rastlayıp,balkabaklı pasta eşliğinde ilk satırlara başladım.Etrafımda filtre kahve isteyip paylaşan yaşlı bir çift,1001 Portraits kitabına gömülmüş ve saçları ağırmış bir kadın,yanında minik kızı olan ve arkadaşıyla sohbet etmeye gelmiş genç bir kadın vardı…Benim yanımda ise kızım dünyanın en uyduruk plastik bilekliğini yeni almış ve takıp çıkabilen renkli parçalarını ayırıyordu.

25-30. sayfalara geldiğimde 19.yüzyıl sonlarının Londra’sında yaşayan Dorian Gray ve eve gitmemiz lazım anne ödevimi yapıcam diyen kızımın sesleri birbirine karıştı.

Hedonizm,ruh,beden,evlilik,duyular,içgüdüler,aşk,güzellik,gençlik,parfümün insan üzerinde ki psikolojik etkileri,müzik,sanat ve üzerine ekleyebileceğim bir çok konuya dair bir kitabın içinden çıkıp ojemin ucu bozulmuş,telefonum çalmış,hesabı ödemem lazıma dönmek oldukça zordu:)

Çağımızın kadınlarının çok satan listelerinde görüp aldığı Mr.Grey(grinin elli tonu)  Dorian Gray’in 21.yüzyıl dönüşümüyse ne kadar sığlaştığımıza oturup ağlamalıyız:)Her ne kadar Oscar Wilde kadınları sürekli yermeye çalışan bazı paragraflar yazmış olsada kitabı sinirlenmeden ve büyülenerek okudum.

”Ah demek kitabı sevdin Secda.” derseniz.

”Sevdim demedim,büyülendim dedim.” diye bir Dorian Gray cevabı verebilirim.

Çünkü ikisi birbirinden epey farklı şeylerdir…

not:Bugün yeni tabağımız için yeni bir fotoğraf paylaşıcaktık.Malesef ülkemizin bitmeyen karanlık gündemi nedeniyle fotoğrafı bugün yayınlamayacağım.Benim bildiğim ve birey olarak yapmaya gayret ettiğim tek şey çalışıp,üretmek.Bu işi yapmaya başlamamla oluşan kelebek etkisi muazzamdı.Kolicisinden,kargosuna,Kadıköy’de yemek yapan esnafına,hediye paketi malzemesi satana… birçok esnafla tanışıp birçok hayata değdik.Ülkemizde sadece 1,5 yılda bir işveren olarak ödediğim vergi ile belkide ücra köşede bir okula hayat gelebilir.Demek istediğim şu ki biz kadınlar ah,vah etmek yerine elimizden geleni yapmalıyız.Çünkü özendiğimiz medeni ülkelere baktığımızda kadın çalışma oranımız çok düşük.Gelişmek ancak ülkemizin en ücra köşesine bile eğitim giderse gerçekleşebilecek.Görüyoruz ki başka yolu yok.

 

1 Yorum

Merve burcu gençal

Mart 15, 2016 @ 11:08

Reply

Secdusum sen ne güzel kadınsın yine ne güzel yazmışsın

Yorumlar