image (34)

Kuzguncuk

By on Nisan 4, 2016

image (35)

Ellerimiz.

Aklımızla, kalbimizden geçenleri ortaya döküp saçabileceğimiz,yakıp yıkabileceğimiz,şahaserler yaratabileceğimiz,kapıları açıp kapatacabileceğimiz,direksiyonu çevirerek yolumuzu değiştirebileceğimiz,en güzel tadlara uzanabileceğimiz,yüzükler takarak niyetimizi anlatabileceğimiz:),dokunmanın en ilkel başlangıcını yapabileceğimiz Tanrı’nın kendimizi ifade edelim diye yarattığı büyüleyici parçamız.

Dün anne-kız en sevdiğimiz diğer anne kızlarla Kuzguncuk’ta birgün filmi çevirdik:)

Aşk gibiydi,rüya gibiydi,hep aradığın birşeyi bulmak gibiydi.

Ah o kitapçı.Nail Kitabevi.Nihayet insanların gerçekten kitap bakıp sessiz olmaya çalıştıkları,her köşesinden ruh fışkıran biryer vardı.Kitaplar için çok geniş bir alan olmamasına rağmen öyle doğru seçimler yapılmış ki,kocaman biryerde hazine aramaya çalışacağınıza ufak biryerde sizin için seçilmiş hazinelere ulaşıyorsunuz.(sana en yakın zamanda tek başıma geleceğim.)

Ellerim dün Nail Kitabevi’nin önünde otururken bir misafir ağırladı.Minik bir tüy parçası gelip elimin üzerine kondu.Sahil mahallesinde olmanın getirdiği hafif esintiye rağmen minik tüyümle ben beraberce oturup ayda yılda bir kahve içen vucüdumla dakikalar geçirdik.Sonra o uzun süren esintilere daha fazla dayanamayıp uçup gitti.(senden bir dövme mi yaptırsam?)

Mahalle fırınından ekmek alırken karşılaştığımız yaşlı teyze sen gerçek miydin yoksa ben mi uydurdum?

Betty Blue’da kısır,börek,patates salatasını yerken aldığım zevk.Betty Blue’nun sahibi olan ve bugün canım istemedi öğle yemeği pişirmedim diye gezinen kadın seni kesin kafadan atıyorum.Filmin dvd’sinin kabında mı geldi hesap?

Nar çayı diye birşey buldum ve aldım diye hatırlıyorum kavanozu çantamda bulmalıyım ki bütün gördüklerimin gerçek olduğu doğrulanmalı…

not:Yemek yediğimiz yer bir filmin adını almış.Benim daha önce hiç duymadığım bir film.Ev yemekleri yapan bu cafenin sahibi öyle ilginç bir insandı ki eve gelir gelmez ilk iş filmi seyrettim.

Betty delinin tekisin evet.Ama sana bir sır vereyim mi?Filmde yaptığın bütün o delilikler bunları sürdürebilmene olanak veren biri olduğu için güzeldi.Yoksa sokakta deli gibi koşarken arkandan seni kovalayan o adam olmasıydı birgün koşmaktan vazgeçerdin.Yürüyen hatta duran,ölü bir deliye dönerdin…Filmin sonu ve ellerimiz en büyük kanıt.

Yorumlar