image (50)

Siboatik

By on Nisan 23, 2016

Cumartesi günü çalışanlar bilirler.Cumartesi günü çalışmak hiçte kolay değildir.Herkes Cuma gecesinden haftasonu programlarına dalarken sizin içinizde hep bir yarın iş var kurdu dolanır durur:)

Gözlerimi yeni bir güne,yine bir güne açtığım 23 Nisan’da keşke başka birinin mesleğini bir günlüğüne alsaydım ve bu Cumartesi o kişiyle hiç bilmediğim bir mesleği yapmaya çalışsaydım dedim:)Bir pilotla bir günlüğüne kaptan olsam,bir yönetmenin yanında bir günlüğüne sette yönetmenmiş gibi takılsam:)),doktor olsam,(hastalara zarar vermeden nasıl yapıcam o işi bilmem:) ya da Londra’da bir kütüphane’de çalışsam…

Bu aralar eğer ne istersen yapabiliriz hadi ne olalım diye sorarsanız bir siboatik olmak isterdim.Siboatik tamamen uydurulmuş bir kelime.(Sakın arayıp durmayın:)Yediği herşeyden psişik imgelemler alabilen kişiye siboatik deniyor.Hangi dilde diye sorarsanız okuduğum son çizgi roman serisi olan ”Chew’de ki ana karakter bir siboatik.Bir siboatiğin size sayfaları heyecanla okutucak maceralarını yaşarken onun nasıl bir kadına aşık olduğunuda görüyorsunuz.Yediği yemekten psişik imgeler alan adama karşı yazılarını okurken sanki o yemeği gerçekten tadıyormuşsunuz,sanki yiyormuşsunuz hissini veren yazılar yazabilen gazeteci bir kadın.Bu 2 karakter rastlanmayacak kadar ütopik.Çizgi romanda işte o yüzden böylesine güzel.

Bu cumartesi kahvenizi yudumlarken psişik imgeler alır ve içinde beni görürseniz şaşırmayın.Siz bir siboatiksiniz demektir.:)

not:İçimden bir ses halinizi hatrınızı sormak istiyor…Birgünlüğüne kahraman olursak geçer belki…

4 Yorumlar

Zeynep Can Turhan

Nisan 25, 2016 @ 12:26

Reply

bi cumartesi değil belki ama bir pazartesi çayımı yudumlarken okudum ve o enerjini taa içimde bi yerlerde hissettim:) bigünlüğüne doktor olmak istersen buyur gel seldacım:) beraber hasta muayene ederiz reçetesini sen yazarsın mutluluk heyecan cesaret aşılarsın belki:) Halimiz hatırımız da seni okuyunca senin fotoğraflarını görünce nasılsak aynen öyle:) iyiki tanımışım seni çok özel birisin, hayatımda bi yerlerden bi secdus hayalleri, secdus cesareti çıkıcak ama ne zaman nerede nasıl şu an bilmiyorum:) kocaman gülümsemenden öpüyorum mutlu haftalar:)

admin

Nisan 27, 2016 @ 08:15

Reply

Ne tatlısınız:))Çok mutu oldum yorumunuzu okurken.Birgün gerçekten çok isterim sizinle hastalarınızın yanında olmak.İnsan bir işin hep içinde olunca heyecanını yitirebiliyor ama yanınıza ben gelsem belki sizede yeniden heyecan verebilirim:))Çok teşekkürler zaman ayırıp yazdığınız için.

Zahide

Nisan 28, 2016 @ 13:56

Reply

Dün izinliydim ve yürüyeceğim demiştim kendime , Kadıköy’e gidecek ve Secdus’a uğrayacağım! Caddeyearabayı park edip, 5,5 km yürüyerek uzun zamandır gelmek istediğim dükkanınıza uğradım. İnanın çok keyifliydi ortam. Tabakları dizişiniz, ortadaki masanın örtüsü,parıltısı, merdiven altı raflardaki eşyaların düzeni, kitaplar, pikap, kulağıma çalınan müzikler, ellerinizle ve harika bir sunumla ikram ettiğiniz kahveniz, hepsi, herşey çok güzeldi. Orayı bırakıp çıkmayı hiç istemedim. Bunun yanında bir istek daha vardı içimde, size yardım etmek. İzinliydim nasılsa dün, bir gün farklı bir iş yapmak ve size tabakları, bardakları paketlerken yardım etmek çok güzel olurdu. Kendime yenildim ve yardım edebilir miyim? sorusunu size soramadım :(
Umarım ikinizin de yüzünden gülümseme asla son bulmaz. Çok güzel bir yer ortaya çıkarmışsınız, içiniz dışınıza yansımış demek yanlış olmaz, tekrar geleceğim belki o zaman sorarım, cevap ne olursa olsun :)

Sevgiler
Zahide

admin

Mayıs 12, 2016 @ 07:51

Reply

Çook mutlu beğenmenize,sevmenize.O zaman bekliyorum ilk fırsatınızda.Ben Zahide derseniz hemen hatırlatım sizi:))
İçinizden ne gelirse söyleyin bize.Çok mutlu oluruz…
Blog’u okuduğunuz içinde ayrıca çok teşekkürler.

Yorumlar