ask

Hızlı Hayat

By on Mayıs 28, 2016

Edebiyatı sevmek demek yaşamı yavaşlatmak demek.Böylesine hızlandırılmış ve herşeyin çabuk tüketildiği bir dönemde edebiyatı sevmek demek ise kendinizi soyutlanmış hissettiriyor.

Dün akşam işten çıkmış bir önce ki yazımda bahsettiğim yemeği yemek üzerine yola çıktım.Tamda saat 6.45’de aynı filmde olduğu gibi oraya varacak güzel bir yemek yiyecek sonrada evime dönecektim.İşten çıkıp oraya yürürken önce çiseleyen sonrada bardaktan boşalırcasına yağan bir yağmura tutuldum.Güneş bulutların arasından kendini göstermeye çalışırken yağan yağmurun parlaklığı nefes kesiciydi.Gözlerimi en sevdiğim haline getirip eyeliner çekmiştim.Eyeliner yağmurdan bozulmasın diye kafamda bir eşarpla koşturup durdum.Herşey tamdı sanki.Hava,sokaklar,yanımdan geçen insanlar sadece yer yanlıştı.

Bütün masaların cam ve camların arasında yazılı peçeteler konulmuş bir yerde kitap okumanız çok zor.Çünkü kitabınızı masanın üzerine koyduğunuzda bütün yazılar üstüste binip beyniniz nereyi okuması gerektiğine karar veremiyor.Edebiyat sever biryer vaaadi de yoktu zaten.Bana kendimi iyi hissetirmedi,dün ki yemek o kadar da güzel değildi,ve duvarında ki zevksiz fayanslara biraz daha baksaydım yeşil renkten soğuyabilirdim.Ama içinden bir hikaye çıkar mıydı?Çıkardı…

Büyük bir zevkle döşenmiş ruhsuz yerlerdense zevksiz,pejmurde ama kendine has bir yerdi.Esnaf işiydi.Herkesin gelebileceği ama bazı insanların hayatta oturmayacağı biryer.

Boyle anlarda Barış Bıçakcı’yı düşünüyorum.İnternetten tek bir bilgisine bile ulaşamadığımız Barış Bıçakcı’yı.Popüler kültür ve sosyal medya ünlüleri beynimizin bir kısmını istila ederken acaba o yine hangi gözden kaçırdığımız şeyi 5-6 kelimede yüzüme vuracaktır diyorum.Acaba o restoranda beni öylece görse;”Bir kadın gördüm telefonunun içinden bir cin çıkıp hayalleri gerçekleşecek sanıyordu.” mu der?:)

Bu ay yazmanın okulu olmadığını aksine yaratıcı okurluk diye birşey olduğunu savunan 4 derslik bir programa katılacağım.İşim internet ve sosyal medya iken bir fotoğrafı 2 saatte çekmemiz ve sadece birkaç saniyede tüketilmesi mutsuzluğu içimde bir yerlerde tavan yaparken okuyarak iyileşen insanlar belki bana biraz da olsa iyi gelir:)

Barış Bıçakcı,Melisa Kesmez,6.45(bir yayınevi adı:) kelimelerine * işareti koyup üzerine düşmenizi öneririm:)

Kızımla başbaşa olacağım bu haftasonundan tek dileğim biraz yavaşlık.Hemen geçmezsen çok sevinirim başkada birşey istemiyorum.
NOT:Bugünlerde mavi ay izliyorum.Maddie ve David acaba aranızda ki kimyanın üzerine gelmiş geçmiş bir dizi çifti var mıdır?

Sana katılıyorum David eğer iki insan olan birşeye hayır olmadı derse o şey olmamıştır:))Bunu hayatta ki herşeye yayabilir ve seninle beraber hiç olmadı diyecek ama bir sürü şey yapacak biri olursa hayatın bir sürü olmuş ama olmamış şeyle dolu olur.Ne keyif:)

1 Yorum

Serap özpulluk

Haziran 2, 2016 @ 10:24

Reply

Canım secdamm… Nisan ayından beri blog yazılarını okumamışım.. Bu sabah ılık ılık esen ege rüzgarı ve kuş sesleriyle uyanıp kahvemi elime alıp verandamda oturduğumda aklıma düştün.. Aaa ben secdamın blog yazılarını epeyidir okumuyorum dedim.. Hatta blog.secdusshop.com adresini bulmak için google a yazdım.. hatta ahh secduşum instagram hesabının üzerine blog adresini de yazsaydın keşke dedim.. Ahh insan 56 yaşına gelince artık hafızası ona çok kötü oyunlar oynuyor.. Hatırlamak için zorlamak gerekiyor.. Velhasıl sabahım senin içime güneş gibi doğmanla başladı…
Vee yine yazdığın o harika yazıların içinde kayboldum.. Kâh bir film sahnesi içinde dolaştım, kah danimarka sokaklarında kayboldum, kah londranın yağmurlarıyla ıslandım, kah kadıköyün o telaşı içinde iskelede işe gitmek için koşturdum, kah şu an 34 yaşında olan kızımın 10 yaşına dönüp onunla yapamadığım ya da yapmayı ıskaladığım günlerin muhasebesine daldım..
O ilk Mudo günlerine bile gittim o günlerdeki heyecanını hissettim..
Kısaca beni bu sabah çoook mutlu ettin.. Özlemişim seninle dopdolu anlar yaşamayı..seni seviyorumm..
Yeni heyecanların yeni başlangıçların için sana sonsuz sevgi ve enerjimi yolluyorumm…
Her şey çok güzel olacak modu hep o yaratıcı ruhunda yeşersin… Kocaman hasretle öptüm..

Yorumlar