yesil

Uçsuz Ormanlarım

By on Haziran 4, 2016

Hafıza ve pratik bir araya gelince kişi o mevzuda tecrübeli olur.Tecrübe edilen şey insanların ilişki şekillerine dair ise ve sizin için özelse anıya dönüşebilir.Tecrübe edilen şey bir aktiviteyse ve sıkça yapılırsa sizi erbab yapabilir ve bu kez içinizde zanaata dönüşebilir.Ah tabii çokça tecrübe ettiniz diye zanaatkar olucaksınız diye birşeyde yoktur.

Filmlerde sizin asla tecrübe etmeyeceğinizi düşündüğünüz ya da birçok açıdan toplumun onaylamadığı birşeyin yapıldığı bir sahne düşünün.Fakat filmin başında bu uygunsuz davranışı yapan karakteri sevmeniz ve duygusal bir bağ kurmanız için gereken bir zaman dilimi geçirmiş olun.İçinizde biryerlerde neredeyse bütün bu karşı duracağınızdan emin olduğunuz durumla ilgili bahaneler uydurmaya başlayabilirsiniz.”Tamam yanlış birşey yaptı.Ama bir sorun niye böyle yaptı?” diye hoşgörü abidesi bir kişiye dönebilirsiniz.

İçimizde ki ormanlarda sonsuz hoşgörü,keşke daha çok olsa denecek kadar anı,azıcık bir tecrübeyle yaratılmış kocaman bir zanaat varsa;Bütün bu tarifden isimsiz bir mevzu doğar.Ormanınıza ara sıra gelip giden değil,sizinle orada yaşayan biri taşınır.Fakat ne kadar konuşsanız da kimse diğerinin bitkilerini,suyunu,havasını oradaymış gibi koklayamaz,göremez,dokunamaz,duyamaz ve tadamaz.

Gelip gidenlere değil hep orada kalanlara selam olsun…Mutlu haftasonları

not:Çok güzel bir rüyadan  parçalı bulutlu bir sabaha uyandım.Rüyamda tekerlekli bir sandalyem vardı.Oradan oraya ayaklarınızın sizi kolayca taşıdığı sandalyelerden.Bu kez o sandalyeden ben bakıyordum hayata.Hale abla rüyalarını anlatma dediğinden beri detaylara girmiyorum ki rüyalar bana küsmesin.

Yorumlar