8

Meftun

By on Temmuz 11, 2016

Uzun,upuzun yılan hikayesi misali uzayan tatilin ardından bu sabah masamı,işimi çok özlemiş bir halde yazıyorum.Bu tatili gölgede 50 koruma güneş kremlerimle ve yanıbaşımda Elif Şafak’ın son kitabı ile geçirdim.

Sahilde gördüğüm 5 kadından 4’ü ”Havva’nın üç kızı”nı okurken gördüğüm 5 erkekten 4’ü cep telefonu ile oynuyordu.Geri kalan 5’te 1 erkek’ten yakalayabildiğim 2’si Ahmet Ümit,Charles Bukowski okuyordu.

Toplumumuzda erkekler kadınlara nazaran az kitap okuyor,kadınlar kadın yazarları tercih ederken erkekler erkek yazarları tercih ediyordu.Gittiğimiz ufacık adanın-Kalem adası- geçici küçük toplum modelini oluştururken çıkarımlar yapmak ne kadar doğruydu bilmiyorum ama ben doğuştan bunları gözlemleyerek eğlenen biriyim:)

Bütün bu okurluk gözlemleri eşliğinde deniz kenarında olmanın getirdiği bazı özgürlüklerede takılmıyor değildi aklım.Bir şehirde bikini ile gezmeniz abes ve çıplaklık olarak algılanıcakken sıcak havanın deniz ile birleştiği hat ve hudutlarda çıplaklık bakış açımız değişiveriyordu.

Elif Şafak’ın yine çok akıcı bir dille yazdığı kitabı birkaç ton koyulaşsada açık renk kalmasını koruyabildiğim cildim ve aklımda en sevdiğim suç ortağımla bitirdim.

Yolculuklara çıkmayı seven ama sonra aynı limana tekrar nasıl dönsem diyenler bana göre henüz yolculuğa teslim olmamıştır.Yolculuk fırtınaları,yağmurları,gri bulutları,yüksek dalgaları ile vardır ve siz ancak tanımadığımız bir limanda durmayı göze aldığınızda uzaklaşabildiğinizi anlayacaksınızdır.

Kitap bana bir yere varmasını istemediğim yolculuğuma meftun olmamı bağlı kalmamı ve mühürlü odalarımın kapılarını zorlamamı hatırlattı.

Herkese iyi haftalar…

not:

image

 

Yorumlar