IMG_4869

TAZE

By on Mart 9, 2017

Bu sabah size 29 yaşında ki halimden yazıyorum.Yani yaklaşık 8 yıl öncesinden:)

(Bugün ki yazımı okurken sizden ufak birşey isteyeceğim.Kendinizle aranızın en iyi olduğu dönemler hangileri idi?Bir yandan okurken bir yandan da o dönemlerde ki hal ve tavrınızın size hisettirdiği o duyguları tazeleyebilir misiniz?)

Geçtiğimiz hafta çok uzun zamandan sonra bir tazelik hissetmeye başladım.Önce bu durumdan kurtulup tekrar bütün zihnimde yarattığım zincirlere geri dönmek istedim ama o nergis kokusuna benzeyen ve kelimelere dökemediğim duyguyu tekrar hissetmek ve neyin bana o duyguyu unutturduğunu bulmak beni kanatlandırdı.

Size anlatmaya çalıştığım duygu mutluluk hissinden ve etrafınızda olan insanlarla aranızın nasıl olduğundan bağımsız bir his aslında.Kimseye ispat etmeye çalışmayıp sadece size iyi gelen şeyleri yapma motivasyonunuzun yükselmesi gibi.Mesela aylarca resim yapmayı düşünüp ben resim yapamam ki diyen bir insanın birilerine ne kadar güzel resim yaptığını göstermesi için değilde boya kokusunu içine çekmek istediğinden resim yapması gibi.

30 larımın başında tamda böyle bir kadındım.Zihni özgür ve berrak,çokca hayali olan ama o hayal halkalarının gerçeğe döndükçe bir bir içiçe geçip onu zincirleyeceğini bilmeyen bir kadın.

Mart ayının bahar havası ile gelmedi bu nergis kokusu tabii.Öyle zorla artık bundan sonra böyle yapacağım kararı ile de değil.Çünkü karar aldığımda yapamadığımı defalarca yaşadım.

Sanki odamın kapılarını açtım sonuna kadar ve şöyle dedim ”kapım hep açık,gelmek isteyenlere ve gitmek isteyenlere”.Hayatım sürerken bu oda da geçireceğim zamanda hayatın bir sürü sorunu ile karşılaşacağım,gün gelecek belki çok üzüleceğim,çok mutlu olacağım ve bununda geçici birşey olduğunu bileceğim işte öyle zamanlarda bile içimde ki hafif esintiyi kaybetmemek ve o tazeliği korumak için başkalarının su vermesini beklemeyeceğim.Bahçemin hep taze kalmasını heveslerim sulayacak.Ve bileceğim bazen gerçekleşen hayaller beni olduğum yere bağlayacak ve birkez daha bu tuzağa düşmeyeceğim.

Eğer zihninizin el değmemiş noktalarıyla tazelenip yaşamınızın o anlarını tekrar yakalamak isterseniz hiç yapmadığınız deneyimlere çıkmanızı öneririm;)Çünkü beynimiz ona yeni birşeyler sunmamız ve beraber neler yapabileceğimizi görmemiz için yanıp tutuşur.

Bugün nacizane bir tavsiye isterseniz.Sesli kitap dinlemeye başlayın.3 günde Okan Bayülgen’in sesinden bitirdiğim Stephan Zweig Satranç olağanüstüydü;)Dinleyerek bir metni takip etmeyi bildiğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.Dinleyerek bir metni takip etmeyi ancak öğreniyorsunuz hemde her geçen gün daha yoğun konsantre olarak.Ve bu hiç kullanmadığınız yanınız sizi bambaşka bir hisse sokuyor.

Şimdi bu hisse tekrar kavuşmuşken yaşadığım derin bağlara teşekkür ediyorum.Ama o bağların rutinlerini kırmak istiyorum.Okula ilk başladığı gün kalemlerini hevesle açan o kız,ilk aldığı kumaşla yastık diktirip acaba bu iş tutar mı diyen,hayatın durmadan akan suyuna direnmeyen o kadınım yine.Ve o halimi öyle özlemişim ki onu kaybedip tekrar bulduğum için kıymetini daha iyi biliyorum.

Ah ama ne demiştim kapım hep açık.Kalmak isteyenlere ve gitmek isteyenlere…

not:Twayla Tharp ”Creative Habit” kitabı Nil Karaibrahimgil’in önerisiydi.Yaratıcılıkla ilgili iş yapan herkes mutlaka okumalı.

Stefan Zweig Satranç kesinlikle Okan Bayülgen’den dinleyin.(youtube’dan dinleyebilirsiniz)

Ve ”Asi Kızlara yatmadan önce hikayeler” kitabı tarihteki 100 değişik meslek gruplarından öne çıkmış kadınları anlatıyor.Çocuk kitabı sanmayın oturup bir gecede siz okuyabilirsiniz:)

 

 

 

 

 

 

5 Yorumlar

Emine Cebeci

Mart 10, 2017 @ 08:40

Reply

Günaydın :)
Bu defa bir Pazartesi kahveme değil, Cuma kahveme eşlik ediyorsunuz. Yeni yazı gelince ilham doluyorum. Yine içim püfür püfür esiyor bu yağmurlu İstanbul sabahında :)
Tesadüfe bakın ki, şuan tam da 29 yaşındayım. Kendimle aramın en iyi olduğu dönem? Okuyunca bir düşündüm, sanırım biraz daha düşüneceğim bunu. Hal ve tavırlarıma gelecek olursak, minimalist biriyim, öyle yaşadım hep, faydası oluyor. Kitaplar okuyorum varlığımı farkettiğimden beri, müzikler keşfediyorum, aa bir dk. spotify üyeliğiniz var mı mesela, ortak notalarda dinlenmek çok isterim :) Her şeyi geçiyorum, kış çok seviyorum ve o “taze”likte minik bir kedi sahiplendim sokaktan. Adı Shakespeare :) Sorumluluk ve dinginlik kattı sanırım. Bir de bu 29 yaşım bana deneyimler, gel-gitler, olmadı mı tamam geç’ler, hadi biraz dışarı çıkalım kızımlar vs. tek başınalık getirdi daha çok. Yalnızlık değil ama, tek başınalık. KEndi tercihimle tek kalma isteği. Etrafımda okuyan, tartışan, araştıran, öneri yapabilen insan figürü yok. Zihin fakirliğini sevmiyorum. Onun dışında Okan Bayülgen’in sesinde Satranç’ı uzun zaman önce dinledim ve gerçekten muazzam, o hep sesli kitap okusun, ya yok mu başka diye youtube taradığımı hatırlıyorum, başka kayıtlarda var açık e’siz okuyan sesler :)
Asi kızlara yatmadan önce hikayeler kitabını sepete ekledim, çünkü teması, vermek istediği bilinci sevdim. Uhh epey yazmışım, bir de aşağıdaki linkteki kitabı merak ettim, Eğer vakit ayırır, cevap verebilirseniz harika olur. Muhteşem bir haftasonu olsun :)

http://blog.secdusshop.com/wp-content/uploads/2016/02/IMG_3562.jpg

şehnaz

Mart 16, 2017 @ 21:27

Reply

sesli kitap konusunda kesinlikle Mehmet atayı tavsiye ederim :)

admin

Mart 19, 2017 @ 23:14

Reply

mutlaka dinleyeceğim.Çok teşekkürler

Ayşegül

Mart 21, 2017 @ 17:14

Reply

Yazınız bana da tazelik verdi☺️☺️ Twyla tharp kitabını nereden bulabilirim peki? İnternetten baktım Amazon haricinde bulamadım Türkiye de varmı?

admin

Mart 23, 2017 @ 20:51

Reply

Amazondan alabilirsiniz sadece;)

Yorumlar