IMG_6628 copy

Ortaya Karışık Hayat

By on Haziran 13, 2017

Bir Cuma akşamı işten eve dönersiniz.Cumaları kızınız anneannesiyle hep gezmeye çıkar ve evde kimse olmaz.Yanınızda köpeğiniz Lilo(hergün beraber işe gittiğiniz arkadaşınız) evden içeri girersiniz.Sahne hep aynı ve hep eğlencelidir.Lilo ve Stitch(kediniz) artık iyi arkadaş olmuştur ve bütün günün özlemiyle beraber oynamaya başlarlar.Ama o gün Stitch kapıya gelip sizi karşılamaz.Her zaman uyuduğu sandalyeye gidersiniz yoktur.Seslenirsiniz gelmez.En çok takıldığı cam önü koltuğu boştur.Bütün bu boşluklar sizi endişenlendirirken hiç girmediği bir tuvaletin kapı aralığından kapıyı ittiğinizde hareket etmeyen patilerini görürsünüz.Stitch hiç girmediği bir yere kendini saklamaya çalışıp aranızdan ayrılmıştır.

Stitch aramıza geldiğinde Duru sadece 3,5 yaşındaydı.Ve minicik bir kız çocuğundan beklenmeyecek kadar güzel baktı Stitch’e.Bütün ev bir yana Duru bir yanaydı kedimiz için.Bu şoku tek başıma yaşadığım ve Duru görmediği için şanslıydık.Ve şimdi ondan bu gerçeği bir süreliğine saklarken dünden beri düşündüğüm şey hayatın bittiği yerin hareketsizlik olduğu gerçeğiydi.Ölüm dediğimiz şey zaman kavramanın yarattığı çılgın hareketliliğimize verilen noktaydı.Orada olmasada bizim için siyah sandalye sonsuza kadar kedimizin kalıcaktı.O günden beri çok ağladım.Anlamsız hayatlarımıza anlam sağlamanın tek yolunun birşeyleri saf bir şekilde sevmekten öte olmadığını hissettim.

Bu üzücü hislerle bir kitapçıya gidip daha önce hiç kitap yazmamış bir yazarın ilk kitabını  bulmak istedim.Tanımadığım birinin ilk romanını keşfetmek bana iyi gelicekti.”Kendimetre” bu haftasonu karman çorman aklımın,her an dolmaya hazır gözlerimin arkadaşı oldu.

Karmaşık bir kurguya ve ütopik yanlara sahip bir romanın sayfalarında gezerken bir önce okuduğum Yalnızlık Kime Benzer kitabında en sevdiğim bölüme sahip 78.sayfa geldi aklıma.

*İnsanı tutup ayağa kaldırmak,bütün perdeleri sonuna dek açmak,ağır bir su gibi rüyalara girmek gerekir öyle arkadaş olmak için… diye başlayan ve devam eden.(Kitapta ki en güzel paragraflardan biriydi.Bir kadın ve bir erkeğin arkadaşlığına dair.)

Bütün perdelerinizi sadece siz sonuna kadar açıyorsanız ve baktığınız karşı pencere her zaman temkinli ve her daim kalın perdeleri açma vaadiyle sizi kandırıp sadece bir lokma aralıyorsa kendini gerçekten gerek var mı bütün bu içtenliğinize?

Bir kitap bir insanı çok severek kendini bulan birini anlatırken diğer kitap kendi olma yolunda olan bir insan için diğer insanları engel olarak görüyordu.

Siz hangi fikirden yola çıkmak isterseniz gidip onu okuyun.Ben perdelerimi kapatıp kedimizi özleyeceğim…

IMG_6716 copy

 

 

 

 

Yorumlar